Sizlerden gelen mesajları, tepki dolu satırları açmaya yetişemedim. Dün yazdığım Mustafa “sözde belgeselini” eleştiren yazım sonrası, benden çok daha iyi “kaleme alınmış” ifadeleriniz bana ulaştı...
Bütün tepkilerin ortak vurgusu “yapılanın bir psikolojik harekat stratejisi gereği olduğu ve TSK’nın başına çuval geçiren merkezler tarafından örgütlenmesi” tezimde odaklanıyordu...
Evet, bu tezi abartmadan, eldeki bütün verileri gözden geçirerek ortaya attım...
Yapılan “belgesel” falan değil, “iyice yıpratılan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, son hamlede Başkomutanı’nın” başına çuval geçirilmesinin denenmesidir...
Ne tesadüf değil mi! Taraf gazetesinin, “son dönemlerin en kapsamlı terörist saldırısı sonrası”, başlattığı “Türk Silahlı Kuvvetleri saldırıyı biliyordu ama bir şey yapmadı” propagandasının hemen arkasından, “Atatürk zaten çaresiz, her şeyi bilen ama yapma gücü ve isteği olmayan bir adamdı” diyen bu “sözde belgesel” ortaya çıktı !
Sevgili dostlar, Türkiye’yi “dönüştürüp”, “hamura katmak”, “yeniden değerlerini tesis etmek” isteyen “merkezler” o kadar yol almışlar ki son hamlelerden birini “yapmaya” karar veriyorlar ve bu film ortaya çıkıyor. Bir Belgesel “deyip-geçmeyin”! Bu çok cüretkar ve “tam yerine odaklanmış” aşırı profesyonel bir deneme!
“Aşırı profesyonel” ifadesini “çok bilinçli” kullandım. O kadar “net psikolojik harekat” detayları var ki “bu belgeseli ben çektim” diyen arkadaşın düşünemeyeceği “incelikte” işlenmiş, bütün bu detaylar!
Annesi-babası ne kadar tersini “söylerse söylesin”, bu filmi izleyen 10 yaşında bir “çocuğun” şuur altına atılan “Atatürk ile ilgili” tohumlardan bir daha kurtulması mümkün değil. Burada gözden kaçırmamamız gereken bir detay var bilinçaltına yapılan “tohumlamaya” karşı, bilinç düzeyinde yapılan “her karşı atak” anlamsız kalır!
Daha açıkçası, sakın şöyle düşünmeyin çocuk istiyor, filmi görsün de sonra ben “yanlış” olduğunu anlatırım! Anlatamazsınız!
ANLATAMAZSINIZ!
Bilinçaltına işleyen “işe yaramaz Atatürk” imajı, yıllarca “tepkisiz” kalıp, yıllar sonra başka bir olayla “bilinç düzeyine” gelebilir... Film de bu yüzden çok tehlikeli. Büyük istihbarat örgütlerinin çok sevdiği “subconscience” teknikleri kullanılmış...
Sevgili dostlar, konuyu fazla uzatmayacağım...
Eğer bu film “bir gazetecinin” saf ve temiz duygular ile kaleme aldığı bir metnin, gerçekler ile harmanlanarak “belgesel” haline getirilmesi olsaydı hatta “zararsız hatalar” yapılmış bile olsaydı meslektaşımız “kazanç sağlasın” diye seyredilmesini desteklerdim.
Ama burada durum son derece farklı... Eldeki malzeme “çok uzaklarda-çok profesyonel” masalardan çıkmış bir “yapım” ve taşıdığı “inanılmaz zehirli” mesajlar ile karşı karşıyayız. Burada bize düşen “gerekli tedbiri” almak ve “bu filmi seyretmeyin-seyrettirmeyin” kampanyasını “yaymak”. Evet, sizlerden ricam bu sözde belgeselin 7-18 yaş arasındaki “her Türk çocuğuna-gencine seyrettirilmemesi” dinamiğine katılmanız, destek olmanız...
Belki “profesyonel” kadrolarla karşı karşıyayız ama bence bu arkadaşlar Türk halkının “kolektif” bilincini-bilinçaltını fazla hafife almasınlar... Benden söylemesi..
__________________ Muhacir diye küçümsenenler, tarihin yazdığı savaşlarda en geriye kalanlar, yani "Düşmanla sonuna kadar dövüşenler". Çekilen ordunun ri'cat hatlarını sağlamak için kendilerini feda edenler ve düşman karşısında kaçmak, çekilmek nedir bilmeyenlerdir. Muhacirler kaybedilmiş ülkelerimizin milli hatıralarıdır. M. Kemal ATATÜRK 17.01.1931 Gudii
Arkadaşlar bılmıyorum fıkrınız ne ama benım kafam acaip bir karmasa ıcınde
__________________ Muhacir diye küçümsenenler, tarihin yazdığı savaşlarda en geriye kalanlar, yani "Düşmanla sonuna kadar dövüşenler". Çekilen ordunun ri'cat hatlarını sağlamak için kendilerini feda edenler ve düşman karşısında kaçmak, çekilmek nedir bilmeyenlerdir. Muhacirler kaybedilmiş ülkelerimizin milli hatıralarıdır. M. Kemal ATATÜRK 17.01.1931 Gudii
Valla bu belgesel izlenmez bunu cok tartıştılar tv programlarında resmen Tsk yı yıpratmaya uraşıyolar ve türk bütünlüğünü bölmeye anladım kadar .Hakikatten uzaklaşmış bir film bildim kadar
__________________
Kendimle çelişebilirim ama kafama takmam...DaLga geçerim ama kırmam....
Can Dündar'ın yönetmenliğini üstlendiği Mustafa isimli belgeselden bahsediliyor sanırım.Yanlız burda dikkat edilmesi gereken hususlar var.Yukarıdaki yazı çok sert eleştirmiş.Can Dündar'ı hepimiz çok iyi tanıyoruz ne kadar Atatürk'çü ve milliyetçi olduğunu da biliyoruz.Ben filmi henüz izlemedim.Ama izleyenlerin bir bölümü aşırı eleştiriyor kimisi çok beğeniyor.Hatalı kısımlar olsa bile bunun Can Dünar'ın kasti olarak yaptığını düşünmüyorum. Sonuçta Atatürk söz konusu olunca akan sular duruyor.Facebookta da bir grup aşırı eleştirmiş ama yorumlara bakıyorum gruba üye olanlar Can Dündar'ı değil bu grubu eleştirmişler.Yani anlıyacağınız herkes izlesin ondan sonra kararını versin.
Yukarıda yapılan yorum bence yanlış izleyin beğenirseniz çocuklarınıza izletirsiniz.Üniversilerden de tepki aldı.Ben izlememe rağmen şu yorumu getiriyorum. Bu film kötü yorum almamalıydı.En azından bu kadar tepki görmemeliydi.Umarım daha başarılı çalışmalar gerçekleşir.
__________________
Konu ZeuS tarafından (11-30-2008 Saat 05:06 PM ) değiştirilmiştir..
ben bu belgeseli izlemedim ve onunla ilgili de bi yorum getirmeyeceğim fakat havada uçuşan eleştirilere kulak kabarttığım zaman , insanlarımızın artık tamamen bi güven sorunu yaşadığını , paranoyaklaştığını görüyorum.tabiri caizse ''öküz altında buzağı aramak'' deyimi de bence en yerinde adlandırma olur...