Stalin’e 1936’da ‘üstü kapalı’ uyarı
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Sadık Tural, Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği’nde 1936 yılında düzenlenen resepsiyonda, Atatürk ile dönemin büyükelçisi arasında yaşanan diyaloğa ilişkin SSCB arşivlerinden çıkarılmış gizli bir belgeyi açıkladı.
Belgeye göre, Atatürk, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle kendisini Stalin yerine dönemin SSCB Cumhurbaşkanı Kalinin’in kutlamasına tepki gösteriyor.
Tural, AAlman Helbert Melsink’in 1951’de bir İstanbul gazetesinde aktardığı anılar dışında, o gece olanları en iyi anlatan dört sayfalık belgeyi yabancı bir tarih profesörü aracılığıyla SSCB gizli devlet arşivinden temin ettiklerini kaydetti. Tural, diyaloğu şöyle aktardı:
“Atatürkümüz, Cumhuriyet Bayramı’nda kendisini niçin Stalin’in değil de Cumhurbaşkanı Kalinin’in kutladığını sert bir şekilde sorunca Sovyet Büyükelçisi, ‘Sizi, bizim Cumhurbaşkanı kutladı’ cevabını verdi. Atatürk ‘Sizin önderiniz kimdir’ diye sordu. Büyükelçi Karahan, ‘Stalin’ dedi. Atatürk, ‘Öyle ise ben ülkemin, hem Cumhurbaşkanı hem de önderiyim. Kalinin değil, bana kutlama mesajını Stalin göndermeliydi’ dedi. Büyükelçi, Atatürk’e Stalin’i doğrudan aramalarını söylüyor.”
“18 milyon halkım” vurgusu
“Atatürk ‘Niçin ben ilk adımı atayım’ dedikten sonra şu cümleleri söylüyor: “Ben bunu ancak eşit şartlarda yapabilirim. Eğer beni kabul ettiklerini hissediyorsam yapabilirim. Başka türlü işlerime ‘Evet’ diyemem. Sizin güçlü ve mekanize edilmiş ordunuz olduğunu biliyorum, fakat ondan korkmuyorum. Benim arkamda 18 milyon halkım var. Benim emretmem yeterlidir, halkım ardımdan nereye gidersem gelir. Ben çok zarar verebilirim, elbette bunu hiçbir zaman yapmam. Çünkü benim sözüm, benim dostluğum gibi kutsaldır.”
Tural, “Stalin belge üzerine yazdığı notta ‘dostumuz’ ile ‘sözleri’ kelimeleri tırnak içine alınmış. ‘Dostumuz Atatürk’ün sözleri dikkatle/ilgiyle okunsun’ ifadesi, Stalin’in el yazısıyla yer almaktadır. O tarihlerde dünyanın yüreğini hoplatan Stalin’in, Mustafa Kemal Paşa konusunda daima dikkatli olduğu, Atatürk ölünceye kadar Türkiye üzerinde açıktan söz etmediği bu ifadeden de bir defa daha anlaşılmıştır” dedi.
__________________
Muhacir diye küçümsenenler, tarihin yazdığı savaşlarda en geriye kalanlar, yani "Düşmanla sonuna kadar dövüşenler". Çekilen ordunun ri'cat hatlarını sağlamak için kendilerini feda edenler ve düşman karşısında kaçmak, çekilmek nedir bilmeyenlerdir. Muhacirler kaybedilmiş ülkelerimizin milli hatıralarıdır. M. Kemal ATATÜRK 17.01.1931
Gudii
|