Bulgaristanbul Forum Ana Sayfa


Forum Ana Sayfa Kimler Online E-Mail Arkadaş listemi göster Profilim
Geri git   Bulgaristan Göçmenleri Forumu > Bulgaristan > Bulgaristan Genel Bilgiler
Ana Sayfa Site İstatistikleri Dosya & Resim Yükleme Oyunlar Bugünki Mesajlar Bulgaristanbul mp3

Bulgaristan Genel Bilgiler Bulgaristan ile ilgili diğer kategorilere uymayan genel bilgiler burda yayınlayabilirsiniz

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 21-03-2008, 11:32 PM   #1
Profil
ZeuS
Webmaster
 
ZeuS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

 
Üyelik tarihi: Mar 2008


Nerden: İstanbul - S. Çiftliği


Mesajlar: 5,422

Ruh Hali:
Rep Puanı: 21
Rep Derecesi :
ZeuS is on a distinguished road

Cinsiyet:
Uye No:2
ZeuS - MSN üzeri Mesaj gönder ZeuS isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Bulgaristan Genel

Tarihi

Bugünkü Bulgaristan topraklarına, M.Ö. 30’larda Traklar denilen bir kavim, bir süre sonra da Romalılar hakim olmuştur. Altıncı yüzyılda İslavlar her tarafı yakıp yıkarak hakimiyeti ele geçirmişlerdir. M.S. 680 yıllarında Karadeniz’in kuzeyinden Bulgar Türklerinin gelmesi ile Bulgar tarihi başlamıştır. On-Oğuz grubundan olduğu bilinen bu Türklerin aynı zamanda Yukarı Tuna kıyıları ile birlikte Volga ve Kama vadilerini de idaresi altına alarak Büyük Bulgaristan adıyla 14. yüzyıla kadar varlığını devam ettirmiştir. Bu arada 11. yüzyıla kadar devam eden Birinci Bulgar Krallığı yıkılarak Peçenek, Guz ve Kumanlar (Kıpçak)vasıtasıyla İkinci Bulgar Krallığı kurulmuş, 1241 senesinde Moğol istilasına uğramıştı.

Miladi 1331-1371 yıllarında Kral İvan Aleksandr zamanında Sırpların Balkanlarda üstünlük kurmasıyle zayıflamış, Osmanlı Hükümdarı Birinci Murad Han zamanında (1326-1389) Bulgaristan toprakları zaptedilmiştir. İvan Aleksandr’dan sonra Vidin ve Dobruca beylikleri ile Tırnova Krallığı Osmanlılara karşı çıkması üzerine 1393’te Tırnova, 1396’da Niğbolu Zaferlerinden sonra, Vidin ve 1400’de Dobruca zaptolunarak Bulgar Krallığı tamamen ortadan kaldırılmıştır.

On altıncı yüzyılda Bulgaristan üzerinde Sırplar ve Macarlar üstünlük kurmak istemişlerse de güneyden gelen Osmanlı Devleti Bulgaristan’a hakim olarak düzenli bir idare getirdi. Bulgaristan’ı 500 yıl Osmanlılar idare etti. Bu dönemde idare, Sofya’da oturan Rumeli Beylerbeyi tarafından sağlanıyordu. Osmanlı İmparatorluk merkezine yakın olması ve sefer yolu üzerinde bulunması sebebiyle ticareti oldukça gelişme gösterdi. Bulgar tüccarlara geniş imtiyazlar tanındı. Osmanlılar, diğer tebaalarında olduğu gibi Bulgarlara da dini yönden baskı siyaseti gütmediler. Bulgarlar genellikle reaya adını taşıyan, vergiye tabi çiftçi sınıfları halinde kaldılar. Âdil idare ve imtiyazlı tüccar sınıfının bulunması ve benzeri müsbet Osmanlı siyasetine rağmen, 17. yüzyıl ortalarında Bulgaristan’da haydut denilen çeteler türeyerek isyan etmeye başladılar ve her fırsatta düşman ordularıyla Osmanlılara karşı birleşmekten geri kalmadılar. Devam eden bu isyanlar karşısında Osmanlı hükûmeti "Çorbacı Nizamnamesi" gibi bazı kanûni tedbirler alarak, Bulgaristan’da asayişi korumaya çalıştı. Tuna vilayetinin başına bu maksatlarla getirilen ve geniş yetkilere sahip bulunan Midhat Paşa, Bulgaristan’a birçok hizmetler götürdü. Hatta Midhat Paşa, Hıristiyanlara yaranmak için ayyıldızlı Türk bayrağına bir de haç ilave etti. Bulgar ihtilal merkez komitesinin 20 Nisan 1875’te Koprivştitsa ve Panagyuviste’de başlattıkları büyük isyan da bastırıldı. 1876 yılı Aralık ayında İstanbul’da toplanan büyük devletler, Bulgaristan’da iki muhtar bölge teşkilini teklif ettiler. Rusya bunu kabul etmedi. Midhat Paşa ısrarla Rusya’ya savaş açmamız için direndi. Neticede Rusya’ya savaş açıldı (20 Nisan 1877). Bulgarlar Rus ordusuna katıldıkları gibi, Türklere karşı tedhiş hareketlerine de giriştiler.

Osmanlı-Rus harbinin sonunda Ayastefanos Antlaşması imzalandı (3 Mart 1878). Muhtar bir Bulgaristan idaresi kurulması kabul edilmişse de diğer büyük devletlerin baskısı ile Balkanlar ile Tuna arasında küçük bir Bulgar Prensliğinin kurulması şeklinde değiştirildi. Diğer bölgeler Romanya ve Sırbistan devletlerine bırakıldı. Bir süre sonra Rusya’nın mevcut Bulgar Prensliğinin idari ve içişlerine doğrudan karışması, Osmanlı hükûmeti ile Avusturya ve İngiltere hükûmetleri, Prensliği Rusya’nın tahakkümüne bırakmak istememelerinden bu hususta büyük devletlerin nüfuz mücadeleleri başladı. Bir süre sonra Bulgaristan Prensliğinde Prens Aleksandr idareyi ele alarak Bulgaristan birliğinin sağlanmasını temin etti ve tamamen Rusya’ya yaklaştı. Daha sonraki gelen idarecilerde iç ve dış ilişkilerin düzene sokulması gibi gelişmelerden sonra, 1904’te Türkiye aleyhine Sırbistan’la bir antlaşma imzaladı. 1908 İkinci Meşrûtiyetin ilanından sonra, 3 Ekim 1908’de tam bağımsızlığını ilan etti.

8 Eylül 1944 ihtilalinden sonra Bulgaristan Komünist rejimi kabul ederek Varşova Paktına girdi. Rusya’da olan batıya açılma hareketleri, Bulgaristan’da büyük hızla yayıldı. Bir süre sonra, 35 senedir başta bulunan Cumhurbaşkanı Jivkov 10 Kasım 1989’da istifa etmek mecbûriyetinde kaldı. 29 Aralık 1989’da ülkede bulunan Türklere yeniden kendi adlarını kullanma ve serbestçe ibadet etme hürriyeti tanındı. 10-17 Haziran 1990’da iki kademeli ve 1932’den bu yana ilk defa yapılan çok partili seçimde 1943-1990 arasında Bulgaristan’ı idare eden Komünist Partisi (yeni ismi Bulgaristan Sosyalist Partisi)iktidar oldu. Türkiye-Bulgaristan arasında siyasi münasebetler müsbet yönde gelişmektedir. Fiziki Yapı

Bulgaristan, doğudan batıya uzanan Balkan Dağları ve Rodopların ayırdığı dört bölgeden meydana gelir. Bunlardan birincisi Tuna Nehri ile sıra dağları arasındaki ovalardır. Tuna Nehri kıyıları ülkenin en münbit yeridir. Burada buğday, mısır, ayçiçeği, şekerpancarı ve tütün üretilir.

İkinci bölge, ülkeyi baştan başa kesen Balkan Sıradağlarıdır. Her ne kadar bazı bölgeleri oldukça yüksekse de, geçilmek için gerçek bir engel teşkil etmezler. En önemli geçidi Şıpka Geçididir. Dağlar orman ve ot yetişmesi bakımından zengindir. Buralarda kömür yanında bakır, kurşun ve çinkoya da rastlanır. Bu bölgede tarihi Gabrovo, Kotel ve Tryavna şehirleri vardır.Sıradağlar arasında Bulgaristan’ın gül endüstrisinin merkezi olan ova mevcuttur.

Üçüncü bölge de güneyde bulunan Trakya Ovasıdır.Meriç Nehri bu ovada akar. Bu bölge esas olarak meyve, sebze ve bağlarıyle meşhurdur. Ayrıca buğday, mısır, tütün ve pirinç yetiştirilir. Plovdiv ve Pazarcık en önemli şehirlerindendir.

Dördüncü bölge, Rila ve Pirin ve esas olarak Rodopları içine alır. Bu bölgede yalnız Bulgaristan’ın değil, Balkanların en yüksek tepesi bulunur. Kurşun, çinko, krom, manganez ve altın gibi madenler bakımından bölge zengindir. En yüksek tepe, daha sonra Stalin olarak bilinen Musula 2925 metredir. Başşehir Sofya, Vitoşa isimli bir büyük dağın eteğindedir. Bu şehir yeri icabı Meriç Vadisine ve Tuna Ovalarına kolayca ulaşabilmesi yönünden merkezidir. Tuna ve Meriç nehirleri ekonomik yönden bölgedeki ülkeler arasında en önemli bağlantıyı teşkil ederler. Tuna özellikle sulama ve balıkçılık yönünden gelişmiştir. Bulgaristan’ın üçte birini havza olarak alan Meriç Nehri, komşu ovaların sulamasında önemli rol oynar. Karadeniz kıyıları ve ülke içindeki kaplıcalarıyla turistleri çeker. İklimi

Ilıman bir kara iklimi mevcuttur. Yıllık ortalama sıcaklık 13°C, ocak ortalaması 0°C, temmuz 22°C’dir. Kuzey kısımları güneye nazaran daha soğuktur. Senelik yağmur ancak 640 milimetreyi bulur. Yaz aylarında yeterli olmayan bu durum, toprak kullanımında çok geniş bir sulama sisteminin gelişimini gerekli kılmıştır. Nüfus ve Sosyal Hayat

Bulgarlar aslen Orta Asya’dan gelen Avar Türklerindendir. M.S. 7. yüzyılda Tuna Nehrini geçerek Islav kabilelerini yendiler ve onları güneye sürdüler. Ancak, zamanla onların kültürlerini, dillerini benimsediklerinden kendi kültürlerini, dillerini unuttular ve Islavlaştılar.

Bulgaristan’da halk diğer Balkan milletlerinden daha homojendir. Halkın % 88’i Bulgar, % 8,6’sı Türk, geri kalanları da Çingene, Romen, Yunanlı ve Yahûdiler teşkil eder. Buradaki Türkler Dobruca ve Rodop’ta, Varna gibi şehirlerde yaşamaktadır. İdari baskı ve Birinci-İkinci Balkan harplerinde Bulgarların katliam ve soygunları neticesi Türkler ülkenin en fakir sınıfı durumuna düşmüşlerdir. Yapılan büyük baskılar sonunda zaman zaman Türkler anayurda sığınmaya mecbur bırakılmaktadır. 1989 yılında 400.000’den fazla yurttaş Türkiye’ye göç etmiştir. Resmi dil Bulgarca olmakla beraber, halkın çoğu Türkçe, Rusça dillerini de bilmektedir. Kullanılan Islav alfabesine 1945’te yapılan reform ile üç Rus harfi de ilave edilmiştir. Hıristiyan nüfusun % 90’ı Ortodokstur. Halkın % 61’i şehirlerde yaşar. Şehirdeki binalar komünist ülkelerin ortak mimari tarzıyla yapılmaktadır. Sovyetlerle ilişkilerden sonra halk an’anevi geleneklerini terk etmiştir. Başlıca şehirleri Sofya, Filibe, Varna, Rusçuk’tur.

Eğitim: Okuma ve yazma oranı diğer Balkan ülkelerine nisbeten daha yüksektir. 7 ila 15 yaşları arası eğitim mecbûridir. Sofya’da ve Plovdir’de üniversiteler vardır.

İdare: Bulgaristan 8 Eylül 1944 ihtilalinden sonra komünist bir idareyle yönetilmekteydi. Bulgaristanla Türkiye arasındaki ilişkiler 1983 yılından itibaren bozulmaya başladı. Aynı yıllarda, Todor Jivkov yönetimi ülkede bulunan Türklerin isimlerini asimile etme, sindirme çalarına girişti. Türklerin isimleri değiştirildi. Çocukların sünnet edilmeleri yasaklandı. Camiler kapatıldı. İnsanların ibadet ve kendi dillerini (Türkçeyi) çocuklarına öğretilmesine engel olundu. Bu hareketlere karşı çıkanlar BELENE gibi toplama kamplarına ve hapishanelere konuldu. Hatta Türklerin malları ellerinden alınıp, trenlere doldurularak Türkiye’ye gönderilmeye başlandılar. Bu dönemlerde Türk-Bulgar münasebetleri en gergin duruma geldi.

Bulgaristan’daki komünist rejim, Sovyetler Birliği’yle paralel olarak gelişti. Brejnev döneminde Sovyetler Birliği’nce izlenen sıkı politikayı Todor Jivkov da aynı şiddetle Bulgaristan’da uyguladı. Fakat Sovyetler Birliği’nde başgösteren glasnost rüzgarları, her Doğu Bloku ülkesini olduğu gibi, Bulgaristan’ı da etkiledi. Todor Jivkov yönetimi, ısrarla ve inatla reformlardan kaçındı. Fakat Türklere yapmış olduğu zulümlerden dolayı dünya kamuoyundan tepkiler alması, tabandan gelen baskılara da dayanamaması Jivkov’u istifa etmek zorunda bıraktı. Bundan sonra Bulgaristan’ın yönetimini eline alanlar Jivkov’un politikasını yumuşattılar. Türklerin ellerinden alınan bütün hakları geri verildi. Bu sebeple Bulgaristan ile Türkiye arasındaki ilişkiler tekrar düzelmeye başladı. Bugün karşılıklı komşuluk münasebetleri gayet iyi bir şekilde seyretmektedir (Aralık 1992). 1989’da Rusya’da olan gevşeme politikası Bulgaristan’da da görüldü. Komünist rejimi bırakarak, demokratik düzene dönme hareketleri başladı. 1990 Haziranında ilk serbest genel seçim yapıldı. Komünistler seçimi kazandı. Yirmi Türk parlamentoya girdi. Yasama Meclisi 5 yıllığına seçilen üyelerden meydana gelir. Bulgaristan idari bakımdan 27 vilayete bölünmüştür. Ekonomi

Birinci ve İkinci Dünya savaşlarına girip yenik düşmesi, düşman işgali, ekonomiyi çok etkilemişti. Bu bakımdan sanayi tamamen felce uğramıştı. Komünist idare geçtikten sonra bütün sanayi, ziraat ve ticaretle ilgili hususlar devletleştirildi. Mecbûri çalışma, iş yerinden ayrılmama, verilenle yetinme gibi tedbirler getirilerek, sanayinin ilerlemesine çalışıldı. Sanayi eskisine nisbetle oldukça ileri durumdadır.

Başlıca üç bölgede maden çıkarılır. Stara Planina bölgesinde çinko, kurşun; Burgaz-Varna bölgesinde ise pik demir üretilir. Ancak bu çıkarılan madenler genellikle iç tüketim için kullanılır. Karadeniz sahilindeki Balçık bölgesinde, Varna’nın kuzeyinde ülke ihtiyacını karşılayacak kadar petrol çıkarılır. Diğer önemli madenler uranyum, pirit ve linyittir. Yılda 35 milyar Kw/s elektrik enerjisi elde edilmektedir. Motörlü araçlar, küçük gemiler, vagonlar ve elektrik araçları yapılmaktadır. Ancak iç tüketimi karşılamadığı için, ithal yoluyla açığı kapatmaktadır. Kimya sanayii çok gelişmiş olup, azot, boya, plastik, eczacılık ürünleri ve antibiyotik imal edilir. Ülkede sanayi kuruluşları daha ziyade Sofya, Varna ve Filibe’de bulunur.

Ticaret: Bulgaristan ticaretini daha ziyade Doğu bloku ile yapmaktadır. Bu ülkeden gelip geçen Tırlardan ve Avrupa’da çalışıp izne gelen Türklerden büyük bir gelir sağlamaktadır.Kimyevi maddeler, elektrik ve elektrik ürünleri ihraç etmektedir. İthal ettiği malzemeler ise, makina, ulaştırma ve tarım için lazım olan malzemelerdir.

Tarım: Bulgaristan oldukça yüksek oranda (% 43) tarım alanına sahiptir. İlk zamanları küçük çiftçilerin elinde olan toprak, İkinci Dünya Savaşından sonra başlayan Sovyet modeli kollektifleşme, 1957’de tamamlanmıştır. Daha sonra ortalama 4000 dönüm civarında arazisi olan büyük çiftlikler teşkil edilmiştir. Bütün bunlara rağmen, 1963-1964 yılları arasında yiyecek sıkıntısı, bir ziraat ülkesi olan Bulgaristan’da had safhaya erişmiştir. En önemli ürünü buğdaydır. Onu da bilhassa hayvan yemi olarak kullanılan mısır takib eder. Diğer önemli ürünleri, arpa, çavdar, nohut ve pirinçtir. Sanayide kullanılan bitki üretimini artırmak için büyük çaba harcanmaktadır. Yağ elde etmek için yetiştirilen ay çiçeği önemli bir alanı kaplamaktadır. Şekerpancarı üretimi iç tüketimi karşıladığı gibi ihraç da edilmektedir. Üretilen pamuk tekstil sanayisi için elverişlidir. Tütün yüksek kalitede olup ihracat için yetiştirilir. Üretilen gül yağı parfüm sanayiinde önemlidir. Ormanlar ülkenin % 30’unu kaplar ve kerestecilikte kullanılır. Ormanlarda geniş yapraklı ağaçlar, meşe, kayın, yaban elması gibi ağaçlar bulunur.

Bahçe ürünleri, sebze, meyve, domates, haşhaş, yetiştirilir ve Orta Avrupa ülkelerine satılır. Bağcılık, konservecilik ileri gitmiştir.Hayvancılık gelişmemiştir. Vahşi hayvanlardan ayı, kurt, yabani kediler, tilkiler, sincap ve diğer kemirici hayvanlar bulunur.

Ulaşım: Ulaştırma çok gelişmiştir. Osmanlılar devrinde yapılan demiryolları ve modern karayolları ile komşu ülkelerine bağlıdır. Karayollarının uzunluğu 32.000 kilometreden, demiryollarıın uzunluğu da 6000 kilometreden fazladır. Varna ve Burgaz limanları işlektir. Tuna Nehri üzerinde taşımacılık yapılmaktadır. Türk azınlık

Bulgaristan'da, yakın zamana değin Türkiye ve Bulgaristan arasındaki ilişkileri Bulgar devletinin inkar ve zorla asimilasyon politikaları dolayısıyla geren, çok sayıda Türk asıllı Bulgar yurttaşı yaşamaktadır. Bulgaristan'daki Türk azınlığın kökleri Anadolu'ya dayanır. Rumeli'nin 14. y.y.'da Osmanlılarca ele geçirilmesiyle Osmanlılar, Anadolu'daki diğer beyliklerin ve yarı göçebe aşiretlerin gücünün kırılması amacıyla, çok sayıda Türkü bilinçli olarak Balkanlara yerleştirmiştir. Tarih boyunca yaşanan çeşitli savaş ve çatışmalar dolayısıyla Bulgaristan'dan Türkiye'ye dört büyük göç dalgası yönelmiştir:

Bunlardan ilki Osmanlıların 93 Harbinde Ruslar karşısında bozguna uğramasının ardından yaşanan 1878 göçüdür.
İkinci göç dalgası Balkan Harbinde yenilgiye uğrayan Osmanlı Devletinin Rumeli'ndeki tüm topraklarını Trakya dışında terketmek durumunda kalması sonucu 1912 yılında gerçekleşmiştir.
Üçüncü büyük göç İkinci Dünya Savaşı sonrası sosyalist rejime geçen Bulgaristan'ın tarım arazilerini devletleştirmesi ve Türkiye'nin Kore Savaşı'na katılması sebebiyle Moskova'dan Bulgar devletine yöneltilen, Türkiye'ye misilleme amaçlı Türk göçünün teşvik edilmesi talebi sonucu 1950-1951 yılları arasında yaşanan göçtür.
Dördüncü ve en son göç dalgası 1989 senesinde Bulgar devletinin asimilasyon politikalarına tepki olarak gerçekleşmiştir.

Yaşanan tüm bu göçlere karşın Bulgaristan'da kesin sayısı tam olarak bilinmese de halen 1 milyona yakın Türk kökenlinin yaşadığı tahmin edilmektedir.

1965 nüfus sayımı sonuçlarına göre Türklerin toplam nüfusa oranının % 10 ve üzerinde üzerinde olduğu bulgar yönetim birimleri aşağıdaki gibidir, ancak bu istatistik '89 göçünden önce yapıldığı için değerlerin güncelliği kuşkuludur:

Kърджали ( Kırcaali): % 72,
Kırcaali Bulgaristan'da il. Kırcaali'nin nüfusunun yarısından fazlası Türk'tür. Çevresindeki köylerin yuzde 90'ı Türk köyüdür. Aynı zamanda Kırcaali'li vatandaşlarımız uyanıklılıklarıyla ve açıkgözlülükleriyle meşhurdur.

Разград ( Razgrad): % 48,
Razgrad, Bulgaristan'da bir şehirdir. Razgrad ilinin merkezidir
Deliorman olarak bilinen Türk bölgesidir.Tuna nehrinin 80 km Güneyinde yer alır

Шумен ( Şumnu): % 34,
Şumnu bugün Bulgaristan sınırlari içinde yeralan Bulgaristan Demokratik Halk Cumhuriyeti Türkiye'nin kuzey batı komşusu olup, kuzeyden Romanya, batıdan Yugoslavya ve güneyden Yunanistan ile sınırlandırılır. Kuzeyde Tuna ve doğuda Karadeniz tabii sınırlarını teşkil eder. Ekonomi ve ideolojik bakımdan Sovyetler Birliği’ne bağlıyken, 1989’da Rusya’da başlayan yeniden yapılanma ve batıya açılma politikası, Bulgaristan’da da hızla yayıldı ve komünizm eski hakimiyetini büyük ölçüde kaybetti.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Deliorman bölgesinde,
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Osmanlı İmpatorluğuna askeri üs ve doğal kale görevi yapmış bir şehir.. Şehirde Osmanlı'dan bugüne kalan en belirgin mekan 1741 yılında Şerif Halil Paşa tarafından yaptırılan Tombul Camii. 1389 yılında Çandarlı Ali Paşa tarafından Osmanlı toprağına katılan Şumnu, stratejik önemi olan bir şehir.

1810 yılında Osmanlı Rus savaşlarında Ruslar 50 bin ölü vererek savaşı kaybetmişler. Yeşil bir dağ yamacının eteğinde kurulan Şumnu’da dev gökdelenlerin yanında Kale ve Tombul cami geçmişten izler taşıyor.

Osmanlı döneminde 63’ü şehir merkezinde olmak üzere, tarihi belgelere baktığımızda Şumnu’nun genelinde 229 Osmanlı eseri bulunuyordu. Bu eserlerden bugün geriye sadece bir kaçı kalmış. Şehir merkezindeki bu eserleri bir bir geziyoruz. Şerif Halil Paşa camii ve medresesi gerçekten görülmeye değer güzellikte. Bu caminin bir de hikayesi var. “Ben sana paşa değil, adam olamazsın dedim” diyen babayı memnun etmek için yapılan muhteşem cami bugün yıkılmaya yüz tutmuş durumda. Cami içinde müftü ve imamla görüştüğümüzde bizlere, zamanın Cumhurbaşkanı Demirel’in kendilerine 10 bin kişinin huzurunda verdiği tamir sözünü hatırlatarak sitem edip Türkiye Cumhuriyetinin sözünü tutmasını istiyorlardı. Bugün Bulgar yöneticiler tarafından yıkılmak istenen Şumnu Saat Kulesi, Mehmet Doducuoğlu tarafından yapılmış. 1740 yılından beri her 15 dakikada bir gong sesi ile Şumnu’yu çınlatıyor...

Tarihî Bedesten 17. Yüz yıl Osmanlı eseri. 1922 yılında tamir gören bu bedesten tüm ihtişamı ile ayakta. Bedestenin yanı başındaki Köprübaşı hamamı 10 yıl önce terk edilmiş ve bugün yıkılmak üzere. 1749 yılında yapılan Kalak camii ibadete açık. 1851 yılında Rıfat paşa tarafından yaptırılan Rıfat Paşa Tatar cami ve medresesi tüm vefasızlığa rağmen ayakta kalma mücadelesi veriyor.

1654 yılında yapılan Ravna çeşmesi susuzluktan kurumuş, oluk ve kürünü parçalanmış. Yıllardan beri suya hasret. Muhteşem bir mimariye sahip bu çeşme suyunun akacağı günü hasretle bekliyor.

Şeref Halil Paşa Camii karşısında Erkek İmam Hatip lisesi başka bir adla Nüvap okulu bulunuyor. Şumnu’da şehre hakim bir tepe üzerinde bir Osmanlı eseri var. Geçmişte zindan olan bu eser bir süre lokanta olarak kullanılmış. Zindanın karşısındaki kale Osmanlı döneminde çok az kullanılmasına rağmen 3 bin yıllık bir geçmişe sahip.


Şumnu'da Mayıs 2005 itibariyle Türk nufüsuna sahip bölgeler:

Şehir Merkezi ( Shumen )

Yeniceköy ( Tsarev Brod )

Şeytancık İlçesi ( Hitrino )

Erikli Köyü ( Slivak )

Buranlar Köyü ( Edinakoftsi )

Asıköy ( Dobrivonikov )

Kayacık Köyü ( Timarovo )

Söğütlü Köyü ( Varbak )

Kalaydere Köyü ( Kamenak )

Kızılkaya Köyü ( Jivkovo )

Çamurlu Köyü( Kalino )

Köseler Köyü ( Zvegor )

Ekizçe Köyü ( Bleznatsi )

Kalaycıköy ( Iglika )

Demirciköy ( Strahilitsa )

Teğbi Köy( Kapitan Petko )

Kufallar Köyü( Razvigorovo )

Uzunlar Köyü ( Dlışko )

Omran Köy ( Trem )

Sucuaz Köy ( Studenitsa )

Kocacıklar Köyü ( Tervel )

Yeniköy ( Visoka Polyana )

Baykocalar ( Baykovo )

Yukarıköy ( Boyan )

Karalar köyü( Cherna )

Köklüce İlçesi ( Venets )

Ahlar Köyü ( Drentsi )

Pıyıklıköy ( Borsi )

Karabaşlı ( Chernoglavtsi )

Aydoğdu Köyü ( Izgrev )

Gügenli Köyü ( Gabritsa )

Senebirlik Köyü ( Sini Vir )

Taşkın Köy ( Buynovitsa )

Bohçalar İlçesi( Kaolinovo )

Emberler ( Eski adı Embiyalar,Deliorman'ın en eski yerleşim yerlerinden biridir. Kuruluş tarihi 1530.Konya Karamandan göç eden kardeşler tarafından kurulmuştur - Embiya İskender, Embiya Solak ve Embiya Sakallı.) Şimdiki adı Kliment.Nüfusu 2 700 kişi.

Aslar ( Naum )

Çufalar( Tıkach )

Yusfanlar( Pristoe )

Yazlı Köyü ( Lyatno )

Kulak ova( Dolina )

İri Dere ( Kriva Reka )

Kozluca ( İzbul )

Tekerköy ( Zlatna Niva )

Ova Söğütlüsü ( Vurbyane )

Şaavı Köyü ( Branichevo )

Çoban Nasıf Köyü ( Zagoriche )

Yeni Pazar İlçesi ( Novi Pazar )

Oyvada Köyü ( Voyvoda )

Preslaf İlçesi ( Preslav )

Kaspiçan İlçesi ( Kaspichan )

Tavşan Kozlucası ( Nikola Kozlevo )

( Varbitsa )

Bekirli ( Konevo )

( Smyadovo )


Търговище ( Eski Cuma): % 32,
{{TownBG| Map=Turgovishte location in Bulgaria| Oblast=Eski Cuma| Population=43.668| PopDate=2005| Altitude=170| PostalCode=7700| AreaCode=0601| Latitude=43° 15`| Longitude=26° 35`| Mayor=Krasimir Mirev| }} Eski Cuma ( Bulgarca: ``Tırgovişte``),

Preslav Dağı`nın güney yamacına, Vrana Nehri kıyısına kurulmuştur. Razgrad`ın 36 kilometre güneyinde, Şumnu`nun 41 kilometre batısında bulunur. Eski Cuma ilinin merkezi olan şehir, eski bir ticaret merkezidir. thumb|left|Eski Cuma`dan görünüm {{byt}} {{Bulgaristan şehirler}} bg:Търговище en:Targovishte pt:Turgovishte

Силистра ( Silistre): % 30,

Bulgaristan''in kuzeydoğusunda, Dobruca bölgesinde Tuna kıyısında şehir. Bulgarcası ve Romencesi Silistra olup, Bulgaristan'da bir il (oblast) merkezidir. Bütün Güney Dobruca (Romencesi ''Kartelider'') gibi 1912-1940 yılları arasında Romen egemenliğinde kalmıştır. Bu şehirde önemli bir Türk azınlığı yaşamaktadır.

Добрич ( Hacıoğlu Pazarcık, Tolbuhin, Dobriç): % 17,
Hacıoğlu Pazarcık (Bulgarcaobriç), Bulgaristan'ın kuzeydoğusunda, Tuna düzlüğünün doğusunda, Dobruca platosunun güneyinde 43˚34’ kuzey enlemi 27˚50’ doğu boylamında bir şehirdir. Aynı adı taşıyan eyaletin (oblast) merkezidir. Sahil şeridinde önemli turistik merkezler bulunmaktadır. ...

Бургас ( Burgaz): % 11,
Burgaz ( Bulgarca:Burgas),

Burgaz şehrinin 2005 nüfusu 959.500'dür ve Bulgaristan'ın Varna'dan sonra ikinci büyük sahil kenti ve ülke genelinde dördüncü büyük kentidir.

2001 Bulgaristan Nüfus Sayımı'na göre Burgaz eyaleti nüfusu 1.423.500'dür. Bu nüfus içinde 63.000 kişilik bir kesim anadilinin Türkçe olduğunu, 58.000 kişilik bir kesim ise etnik grup bazında Türk olduğunu beyan etmiştir. Dini aidiyet bazında Müslüman olduğunu beyan edenler 64.500 kişidir (bu bazda beyanda bulunmamış olanlar 14.500'dür. Anadil bazında 16.500 kişi, etnik aidiyet bazında ise 19.500 kişi Çingene olduğunu beyan etmiştir. Burgaz vilayetinde diğer etnik gruplara mensup veya başkaca bir anadili olan 3.700 ila 4.000 arası bir nüfus bulunduğu görülmektedir. Kalan nüfus Bulgardır.

2005 Bulgaristan Genel Seçimleri'nde Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Burgaz eyaletinden 3 milletvekili çıkarmıştır. Bu milletvekilleri Nesrin Uzun, Cevdet Çakırov ve Fatma İlyas'tır.

Bulgaristan'ın en önemli turistik merkezleri Burgaz eyaletindedir. Burgaz merkezinde bir uluslararası havaalanı ve çok sayıda sanayi tesisi bulunmaktadır.

Русе ( Rusçuk): % 10
Rusçuk (Bulgarca: Русе), Bulgaristan'ın Tuna Nehri kıyısında bulunan kent. Tuna nehrinden yaklaşık 20 mt yükseklikteki düzlükte kuruludur. Güneyinde, Şumen Yolu üzerinde bir tepe mevcuttur. Tuna' nın karşı kıyısında Osmanlıların "Yerköy" dedikleri Romanya şehri vardır. ...




Son yıllarda Türk azınlık üzerindeki baskı politikasına bütünüyle son veren Bulgaristan, bu ülkede yaşayan Türklerle kalcı bir uzlaşma kapısını aralamış görünmektedir.
ZeuS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21-03-2008, 11:52 PM   #2
Profil
drizzt
Yeni Üye
Avatar Yok

 
Üyelik tarihi: Mar 2008


Nerden: Tekirdağ/Çorlu

Yaş: 26

Mesajlar: 15

Ruh Hali:
Rep Puanı: 1
Rep Derecesi :
drizzt is an unknown quantity at this point

Cinsiyet:
Uye No:74
Standart

bilgiler için teşekurler
drizzt isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22-03-2008, 09:55 AM   #3
Profil
GALA
Usta Üye
 
GALA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

 
Üyelik tarihi: Mar 2008


Nerden: sefaköy/ist

Yaş: 27

Mesajlar: 1,128

Ruh Hali:
Rep Puanı: 5
Rep Derecesi :
GALA is an unknown quantity at this point

Cinsiyet:
Uye No:3
Standart

emgıne saglık..
GALA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16-06-2008, 03:28 PM   #4
Profil
maya
∂єєρ_ιηѕι∂є
 
maya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

 
Üyelik tarihi: Jun 2008


Nerden: 41 ' Gebze .


Mesajlar: 12,705

Rep Puanı: 61
Rep Derecesi :
maya will become famous soon enough

Cinsiyet:
Uye No:1224
Standart

paylasım için saaol elimden geldıgınce okumaya calısıcam malum cok uzun
__________________



Sanki kayıp bir katili içinde saklıyor Ruhum.












maya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-07-2008, 09:07 AM   #5
Profil
Merlin555
Üye
Avatar Yok

 
Üyelik tarihi: Jul 2008


Nerden: Varna

Yaş: 26

Mesajlar: 33

Rep Puanı: 1
Rep Derecesi :
Merlin555 is an unknown quantity at this point

Cinsiyet:
Uye No:2435
Standart

Sofulari goremedim de..... :?
Merlin555 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-07-2008, 09:10 AM   #6
Profil
danger
Usta Üye
 
danger - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

 
Üyelik tarihi: Apr 2008


Nerden: gebze

Yaş: 22

Mesajlar: 1,565

Rep Puanı: 1
Rep Derecesi :
danger is an unknown quantity at this point

Cinsiyet:
Uye No:397
Standart

paylaşım için tşkrler
__________________

danger isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-07-2008, 09:10 AM   #7
Profil
Yag0da
Usta Üye
 
Yag0da - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

 
Üyelik tarihi: Apr 2008


Nerden: İѕтαηßυL/ανcıLαя


Mesajlar: 1,878

Ruh Hali:
Rep Puanı: 1
Rep Derecesi :
Yag0da is an unknown quantity at this point

Cinsiyet:
Uye No:479
Standart

Aydoğdu Köyü ( Izgrev ) >> İşte benm köyüm ya ama şimdilerde türkler çok azaldı çingeneler hakim olmasa bari ...
__________________

*нiÇ iÇmeDiğim
iLk Siqara ve DumanıyLa
uÇaCağım(!)..

Yag0da isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-07-2008, 09:12 AM   #8
Profil
deli_yureek
Usta Üye
Avatar Yok

 
Üyelik tarihi: May 2010


Nerden: Muğla/Bodrum


Mesajlar: 1,363

Ruh Hali:
Rep Puanı: 15
Rep Derecesi :
deli_yureek is on a distinguished road

Cinsiyet:
Uye No:118
Standart

bilgiler için sağol
deli_yureek isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30-07-2008, 10:11 AM   #9
Profil
coskun
Avatar Yok

 



Mesajlar: n/a


Standart

benim 2-3 senelik araştırmalarım vardı.bu soy olayına kafayı takmıştım.bulgarlar orta asyadan gelen Turanid bir kabile değil.yani bizim anladığımız şekilde hiçbir şekilde Türk olmamışlardır.hazarın doğusunda bir aryan topluluğudur bulgarlar.daha sonra kuzeye göç ettiklerinde slavlarla bir etkileşime girdiler.ve kavimler göçü sırasında doğudan gelen hun federasyonunun kuvvetleri tarafından avrupaya göç ettirildiler.Attilanın oğlu irneğin oğlu asparuh han ve silahdar arkadaşları tarafından toparlanmıştır slav-aryan bulgar toplulukları.hun komutanlar yönetmiştir ama halkı aryan bulgarlarla-slav'dır.

bu yüzden bulgarlara hunların mirası gözüyle bakarlar.bunun nedenide avrupa hunlarının "hunlaştırdık" sözüdür.çünkü onlara göre yönetimi altına aldıkları her halk etnik yapısı ne olursa olsun hundur.

bulgarların kültürlerine dillerine bakarsak aryanlık daha baskındır.slav etkisi bundan sonra gelir.en son olarak balkanlardaki Türk varlığı ve hun yönetimi azda olsa bir etki bırakmıştır
  Alıntı ile Cevapla
Alt 30-07-2008, 10:13 AM   #10
Profil
coskun
Avatar Yok

 



Mesajlar: n/a


Standart

En iyisi ben bi başlık açayım bildiklerimi paylaşmak için.belki benim gibi bu konuılara ilgisi olan birileri çıkar.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:01 PM .


Powered by vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.



| Bulgaristan |

Bulgaristanbul Site Haritası
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 103, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 62, 85, 59, 66, 60, 61, 68, 63, 64, 65, 83, 73, 67, 69, 70, 71, 72, 87, 77, 74, 75, 76, 78, 79, 80, 82, 91, 89, 86, 88, 90, 92, 94, 98, 95, 97, 96, 99, 105, 106, 100, 101, 104, 107, 108, 109, 112, 110, 113, 111, 114, 115,